Karanlık Tehlike: Bağnazlık

Tv Haberleri Teröre Nefes Alma İmkânı Tanımamalı

2015’e Avrupa tarihinin en büyük terör olaylarından biriyle girdik. Hem Batı Dünyası hem de İslam dünyası bu terör saldırısını hep bir ağızdan kınadı ve terör sorunu ile mücadelenin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha farkına vardı.

An itibariyle dünyanın en gelişmiş ülkeleri de terör tehdidi altında. Buna en somut örnek Fransa. 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana asker ilk defa şehre indi. Paris’te olası bir terör saldırısına karşı Eyfel Kulesi’nin çevresine 1080 askerin yerleştirilmesi terör tehdidinin boyutunu ortaya koyuyor… Ancak bu da yeterli olmadı, şehrin merkezinde arka arkaya terör saldırılarıyla karşılaştı.

Avrupa’da son dönemde faşist akımlar tırmanışa geçti ve göçmenlere, özellikle de Müslümanlara yapılan saldırılar arttı. Ruslar ve Çeçenler arasındaki gerginlik bitmek bilmiyor. Afrika’da ve Ortadoğu’da geçmişi yıllar öncesine dayanan çatışmalar sürüyor. Öte yandan dağdaki terör hareketlerini durdurmuş gibi görünen PKK, Türkiye’de şehirlerde katliam yapmaya devam ediyor.

Terörün kökünün kazınması için yıllardır çeşitli teoriler üretildi, yöntemler denendi, ama bunların hiçbiri sonuç vermediği gibi terör olayları daha da arttı.

Bunun en net örneği Usame Bin Ladin’in öldürülmesi… Bu ölüm, El-Kaide’yi bitirdi mi? Hayır. El-Kaide son dönemlerde popülerliğini biraz IŞID’e bıraktı ve bugün Afrika’dan Afganistan’a bütün bölgelerde yer alıyor. Avrupa’nın içine kadar girdiğini son terör olaylarında daha yakından gördük.

Terörizm insanların hedeflerine ulaşmak için kullandıkları en vahşi ve kahpe yöntemdir. Terör örgütlerinin amacı, normal yollarla elde edemeyecekleri taleplerini terörü kullanarak elde etmeye çalışmaktır.

Terör örgütleri toplumda hâkimiyet kurmak için masum halkı korkutarak zorla kendisine bağlı kılmak ister. Bunun için de, eylemlerin en acımasız ve kanlı olanlarını kullanır. Bu eylemleri yaparken de kendi yandaşlarının moralini yüksek tutmaya çalışır, onlara güçlü oldukları ve başarının yakın olduğu izlenimini vermek isterler. Bugün Türkiye’de PKK’nın eylemlerinde de bunu açıkça görüyoruz.

Terör örgütleri eylemlerini önceden inceden inceye planlarlar. 11 Eylül’deki İkiz Kuleler saldırısı, İngiltere’deki metro saldırıları, İspanya’daki tren saldırısı, Rusya’daki tiyatro bombalaması, Fransa’daki saldırılar ve PKK’nın Türkiye’de yaptığı bütün eylemler çok ince planların sonucu ortaya çıkmıştır. Son Paris olayındaki soğuk kanlı profesyonel teröristler de bunu açıkça ortaya koydu.

Bugünde IŞİD’in yaptığı profesyonel çekimli idamlar hepimizin gözü önünde…

Hemen bütün terör örgütleri reklamlarını yapmak için medyayı çok aktif olarak kullanırlar. Bu yüzden bu örgütler yol açtıkları anarşi ve bozgunculuğun medyada genişçe yer almasını isterler. Terör örgütleri açısından, eylemlerinin sözde başarısı, bu eylemlerin medyada yer almasıyla doğru orantılıdır.

Örneğin yapılan bir eylem, defalarca televizyon ekranlarında gösterilir ve sosyal medyada da geniş bir biçimde yer alınca yüzlerce kez yapılmış gibi bir etki oluşturur.

Nitekim medya ve terör dediğimizde, son dönemde IŞİD’in medya organlarını en iyi kullanan terör örgütü olduğunu hepimiz biliyoruz.

Hükümetler teröre karşı genel olarak silahlı mücadele yolunu tercih etmektedirler. Ancak silahlı mücadele terör sorununu çözmekte yeterli olmuyor. Terörle mücadele, topyekûn bütün bir milletin katılımıyla olur. Önemli olan terörün dayandığı ideolojinin, örgütün topluma saldığı korkunun yok edilmesidir. Terörü fikri olarak mağlup ederseniz gerisi zaten gelir.

Terörle mücadelede önemli görevlerden biri medyaya düşmektedir. Bu nedenle medya olaylarla ilgili yaptığı haberlerle terör örgütlerine istemeden de olsa destek olmamalı, onlara nefes alma imkanı tanımamalı.

Medyanın terör olaylarını nasıl ve ne ölçüde sunması gerektiği, bütün dünyada tartışılan önemli bir konudur. Nitekim dünyanın en ileri, güçlü ve çağdaş ülkelerinin dahi terörü sona erdirememesinin en önemli etkenlerinden biri, medyanın bilinçsiz yayınlarla terörü adeta beslemesidir. Bu yayınlar sayesinde terörün dehşeti toplumlara hızla yayılabilmektedir.

Şüphesiz medya haber niteliği taşıyan bir konuda olaya objektif olarak yaklaşmakla görevlidir. Ama konu terörizm olduğunda çok hassas davranılmalıdır. Çünkü insan yaşamı her türlü değerin üstünde tutulmalı, teröristin propagandasına izin verilerek istemeden de olsa bu vahşetin bir parçası olunmamalıdır. Medya, terör ile ilgili haberlere reyting ve rekabet anlayışı ile yaklaşmamalıdır.

Örneğin 11 Eylül sonrasında Amerikan medyası, Metro saldırısı sonrası İngiliz medyası haberleri verirken çok ince düşünerek stratejik hareket ettiler. Son Ferguson olaylarında bile, ABD medyası yaşanan olayların şiddetini topluma az yansıttı. Fakat Paris saldırısının tüm detaylar dünyada günlerce verildi.

Terör haberleri verilirken, yayınlanacak katliam görüntülerinde yakın çekimlerin bulunmamasına ve halkta panik, korku ve dehşet yaratacak içeriğin yer almamasına dikkat edilmelidir. İlgili kişilerle program yapılırken, bunlar politikacı bile olsalar çok titiz davranılmalı, terör örgütü propagandası gibi algılanacak açıklamalara izin verilmemelidir. İstemeden de olsa terör örgütü çok güçlü ve etkili imiş gibi bir imaj yaratılmamalıdır.

Terörle mücadelede medya en önemli silahlar arasındadır. Devletler için, medya kanalıyla ulaşılabilen halkı eğitmek çok önemlidir. Medyanın halk üzerindeki etkin gücü, halkı terörizme karşı bilinçlendirmeye yönlendirilmelidir. Nasıl ki terörist örgütler hâkim olmaya çalıştıkları bölgelerde halka sürekli olarak kendi ideolojilerini empoze ediyorlarsa, devletler de medya aracılığı ile halkı sürekli olarak terörizme karşı bilinçlendirmeli, bunu sağlayacak fikir temelli programlar hazırlanmasını sağlamalıdırlar. Örneğin IŞID, El-Kaide, Boko Haram, PKK ve benzeri radikal örgütlerin şiddet yanlısı anlatımlarının bilimsel eleştirileri düzenli olarak yayınlanması bu yollardan biridir.

Unutulmamalıdır ki, terör sadece silahla ve siyasetle yenilmez. Terörü esas sona erdirecek şey, terörün fikri altyapısını çökertecek olan fikri çalışmalardır.

Adnan Oktar'ın Arabian Gazette'de yayınlanan makalesi:

http://www.arabiangazette.com/tv-news-reports-must-not-allow-terror-room-to-breathe/

2015-01-15 00:24:51

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top